• 18.01.2018
  • Av. Arb. Y. Burak ASLANPINAR

HÜRSES

Arabuluculuk kurumu ülkemizde çok yeni olmasına rağmen bilinirliği hızla artıyor.

Ama bazı alt başlıklarda bilgi sahibi olan kişi sayısı çok az. Hatta yanlış bilgi sahibi olunması da söz konusu.

Örneğin toplumun büyük bir kısmı, halen, yalnızca işçi-işveren uyuşmazlıklarında arabulucuya başvurulabileceğini düşünüyor. Oysa Kanun'daki " tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıkları" tanımının (6325 sayılı Kanun md. 1) kapsamı aslında öyle geniş ki...

Tüketici uyuşmazlıkları, ticari uyuşmazlıklar, alacak meseleleri, telif haklarından, miras ya da boşanma nedeniyle mal paylaşımından kaynaklanan uyuşmazlıklar bunların yalnızca küçük bir bölümü.

İdare de Arabulucuya Gidecek

Arabuluculukla ilgili yanlış ya da az bilinen bir başka konu da taraflar hakkında.

Mevcut durumda sadece özel hukuk kişilerinin arasındaki uyuşmazlıklarda arabulucuya gitmesi mümkün gibi maalesef yaygın ve yanlış bir algı var.

Oysa 25 Ekim 2017 tarihinde yayımlanan, küçük ama etkisi ve önemi çok büyük olan Kanun değişikliği sonrasında, idare de arabuluculukta taraf olabiliyor. Özellikle işçi-işveren uyuşmazlıklarında, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu durumlar başta olmaz üzere, idarenin de arabulucuda taraf olarak yer aldığını önümüzdeki dönemde sıkça göreceğiz.

Bakanlıklar, Belediyeler, KİT'ler, İştirakler...

Peki buradaki "idare" tanımının kapsamına hangi kurumlar giriyor? Sorunun cevabı Kanun'un 2/1-e maddesinde belirtilmiş. Buna göre;

  • 5018 sayılı Kanun'a ekli cetvellerde yer alan idare ve kurumlar (TBMM, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Bakanlıklar, Yüksek Mahkemeler, sayılan üniversiteler, müsteşarlıklar, üst kurullar, düzenleyici kurumlar vs.)
  • 5018 sayılı Kanun'da tanımlanan mahalli idareler ve bu idareler tarafından kurulan işletmeler,
  • Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşlar,
  • Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri,
  • Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları "idare" olarak arabuluculuk kapsamında.

Görüldüğü gibi kapsam oldukça geniş tutulmuş. Böylece uyuşmazlıkları arabuluculuk gibi barışçıl yollarla çözme konusunda, idarenin özel sektöre ve vatandaşa örnek olması için büyük bir imkan getirilmiş. Umarız bu imkan iyi bir şekilde değerlendirilir.

DİĞER YAZILAR

  • Arabuluculuk Anlaşmasının Vergi ve Harç Avantajları
    • 03.02.2021
    • Av. Arb. Dr. Y. Burak ASLANPINAR

    I. Giriş

    Arabuluculuk, özellikle ülkemizde dava şartı olduğu 2018 yılının başından itibaren bilinen ve benimsenen bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Bu yöntemin benimsenmesinin ve yoğun bir şekilde uygulanabilmesinin başlıca nedeni, önemli hukuki avantajlarıdır. Sürecin gizli, kısa süreli ve az masraflı olması, anlaşma halinde uyuşmazlığın bir daha dava açılmamak üzere sonlandırılması, anlaşma belgesinin ilam niteliğinde belge olması gibi hukuki avantajlar gerçekten kurumu cazip hale getirmektedir. Bununla birlikte, arabuluculuğun, vergi ve harç avantajları da oldukça fazladır. Aşağıda vergi türlerine göre ve vergi idaresi görüşleri de çerçevesinde özetlenecek, bir kısmı pek bilinmeyen bu avantajların değerlendirilmesi halinde arabuluculuk yoluyla anlaşma oranının daha da artması olasıdır.

    II. Gider yazma avantajı

    Arabuluculuk yoluyla anlaşma halinde, tarafların ödeme yükümlülükleri gibi hususların yer aldığı bir “anlaşma belgesi” düzenlenir. Bir tür sözleşme olan bu belgenin en önemli özelliği ilam niteliğinde yani kesinleşmiş mahkeme kararı niteliğinde olabilmesidir.

    İlam niteliğinde olan anlaşma belgesine istinaden, faaliyetle ilgili olmak kaydıyla ödenen tutarlar (zarar, ziyan ve tazminatlar); kurum kazancı, ticari kazanç, zirai kazanç, serbest meslek kazancı ve gayrimenkul sermaye iradı şeklindeki kazançlar bakımından gider olarak dikkate alınabilir[1]. Aynı şekilde arabulucuya ödenen arabuluculuk ücreti de gider gösterilebilir.

    Diğer taraftan, tarafların üzerinde bir dava açılmamak üzere anlaştığı alacak miktarını içeren, ilam niteliğinde olabilen arabuluculuk anlaşma belgesine istinaden Vergi Usul Kanunu’nun 322. maddesi nezdinde “Vazgeçilen Alacak”, 324. maddesi nezdinde de “Değersiz Alacak” işlemi yapılabilir[2].

    İşe iade konusunda arabulucu nezdinde anlaşılması sonucu düzenlenen anlaşma belgesi uyarınca çalışana ödenen işe başlatmama tazminatının, Gelir Vergisi Kanununun 25. maddesinin 1. fıkrasının (1) numaralı bendi kapsamında gelir vergisinden istisna edilmesi mümkündür[3].

    Arabuluculuk anlaşmasına istinaden işçiye ödenen kıdem tazminatı da gelir vergisinden istisna olup tavanı aşmayan kısmı tevkifata tâbi tutulmamalı yani gelir vergisi stopajı uygulanmamalıdır[4].

    III. Katma değer vergisi avantajı

    Arabuluculuk ve avukatlık hizmetleri genel olarak yüzde 18 oranında KDV’ye tâbidir. Ancak iş uyuşmazlıklarında dava şartı olarak arabuluculuktaki avukatlık hizmetleri ile buna bağlı ilamlı icra takipleri kapsamında verilen avukatlık hizmetleri yüzde 8 KDV’ye tâbidir[5]. Yani arabuluculukta anlaşma sağlanması halinde taraf vekili olan avukat, o uyuşmazlık için müvekkilinden alacağı ücret için daha az KDV hesaplayacaktır.

    IV.  Damga vergisi avantajı

    Taraflar, anlaşma belgesini icra edilebilirlik şerhi verdirmeden başka bir “resmi işlemde kullanmak isterlerse”, damga vergisi maktu olarak alınır[6]. Söz konusu damga vergisi miktarı; içinde bulunduğumuz 2021 yılı için yalnızca 97.20 TL’dir. Bu miktar, arabuluculuk anlaşmasında yazılı olan miktar bin TL de olsa, 1 milyon TL de olsa, 100 milyon TL de olsa değişmez. Söz konusu avantaj, diğer sözleşmelerin resmi işlemde kullanılmasında kural olarak geçerli olmayıp ilgili sözleşmede bir miktar varsa, bu rakam üzerinden binde 9,48 oranında nispi damga vergisi alınır[7]. Bu halde, arabuluculuk yoluyla yapılacak anlaşma neticesinde oluşturulacak anlaşma belgesine istinaden ödenecek damga vergisi, aynı konuda başka bir şekilde düzenlenecek sözleşmeye göre çok büyük bir damga vergisi avantajı sağlamaktadır.

    V. Harç avantajı

    Arabuluculuk anlaşma belgesinin gereği yerine getirilmezse (icra edilebilirlik şerhiyle ya da doğrudan icra edilebilir olarak) “ilamlı icra” olarak icra takibi yapılır. Böylece harç maktu olarak alınır. Bir ilamlı icra takibi için yapılacak masraf, yalnızca 100 TL civarındadır. Bu miktar, arabuluculuk anlaşmasında yazılı olan miktar bin TL de olsa, 1 milyon TL de olsa, 100 milyon TL de olsa değişmez.

    Ancak “ilamsız icra” (örneğin sözleşmenin icraya konulması) söz konusu olduğunda nispi harç (alacak miktarı üzerinde yüzde olarak) alınır[8].

    Harçlar Kanunu’na Ek I Sayılı Liste gereğince yargı harçlarından olan “Karar ve İlam Harcı” kural olarak hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden nispi olarak ve binde 68,31 oranında alınır. Örneğin 1 milyon TL olarak hüküm altına alınan bir kararda, 68 bin 310 TL karar ve ilam harcı ödenmesi gerekir. Ancak “açılmış davalarda uyuşmazlıkların arabuluculuk yoluyla çözümlenmesi halinde, arabuluculuk son tutanağına dayalı olarak verilen kararlarda” söz konusu harç maktu şekilde ve yalnızca 59,30 TL (2021 Yılı için) olarak alınır.

    VI. Sonuç

    Arabuluculuk sürecinin gizli ve kısa süreli olması, anlaşma halinde uyuşmazlığın bir daha dava açılmamak üzere sonlandırılması, anlaşma belgesinin ilam niteliğinde belge olması gibi çok sayıda hukuki avantajı arabuluculuk kurumunu tercih edilir hale getirmiştir.

    Bununla birlikte, arabuluculuğun, vergi ve harç avantajları da oldukça fazladır. Arabuluculuk anlaşmasına istinaden ödenen tazminatların ve arabulucu ücretinin gelir ve kurumlar vergisi bakımından gider kabul edilmesi, vazgeçilen ve değersiz alacakta dikkate alınabilmesi, çalışana ödenen tazminatların gelir vergisi stopajına tâbi tutulmaması gibi gelir ve kurumlar vergisi avantajları bulunmaktadır.

    İş uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculukta taraf vekili hizmetleri nedeniyle avukatlara ödenecek ücretler, yüzde 18 yerine yüzde 8 KDV’ye tâbi tutulur.

    Taraflar anlaşma belgesini icra edilebilirlik şerhi verdirmeden başka bir “resmi işlemde kullanmak isterlerse”, damga vergisi maktu olarak alınır.

    Arabuluculuk anlaşma belgesinin gereği yerine getirilmezse (icra edilebilirlik şerhiyle ya da doğrudan icra edilebilir olarak) “ilamlı icra” olarak icra takibi yapılabilir. Böylece icra takibindeki harç, nispi değil maktu olarak alınır. Yine “açılmış davalarda uyuşmazlıkların arabuluculuk yoluyla çözümlenmesi halinde, arabuluculuk son tutanağına dayalı olarak verilen kararlarda” söz konusu ilam ve karar harcı da nispi değil maktu olarak alınır. Bu itibarla harçlar bakımından da büyük bir mali avantaj mevcuttur.

    Arabuluculuk kurumunun sağladığı bu vergi ve harç avantajlarının bilinmesi halinde kurumun daha çok tercih edilecektir. Bununla birlikte, kurumun bu günlere gelmesinde en büyük pay sahibi vergi mükellefi olan arabuluculara ve arabuluculuk görüşmelerinde taraf vekili olarak görev alan avukatlara da özellikle gelir vergisi ve KDV bakımından olan vergi avantajlarının sağlanması halinde, uyuşmazlıkların barışçıl bir çözüm yöntemi olan arabuluculuk yoluyla çözülme oranlarının artacağı açıktır.

    * İlk defa Dünya Gazetesi'nin internet sitesinde (dunya.com) yayımlanmıştır.

    Kaynakça

    [1] Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 26.07.2017 tarihli ve 36026 sayılı Özelgesi.
    [2] Aynı yöndeki görüş için bkz. Eyyup İNCE, “Türk Hukuk Sistemindeki Arabuluculuk Anlaşma Belgelerinin Niteliği ve Vergi Hukukuna Etkisi”, Vergi Sorunları Dergisi, Sayı:358, Temmuz 2018, s. 40;  Erhan TEKİN, “Arabuluculuk Müessesinin Vergi Kanunları Açısından Değerlendirilmesi”, Vergi Raporu, Sayı:231, Aralık 2018, s. 16.
    [3] Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 23.01.2020 tarihli ve 2275 sayılı Özelgesi.

    306 S. No.lu Gelir Vergisi Tebliği’nin “Tazminat Ödemelerinde İstisna Uygulaması” başlıklı 4. bölümünün 9/4. maddesine göre; “4857 sayılı Kanunun 21. maddesine göre, arabuluculuk faaliyeti sonucunda tarafların, işçinin işe başlatılmaması konusunda anlaşmaları halinde, iş sözleşmesi feshedilen hizmet erbabına en çok sekiz aylık ücreti tutarında ödenen işe başlatmama tazminatları da istisna kapsamındadır.”
    [4] İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 17.01.2020 tarihli ve 62356 sayılı Özelgesi.
    [5] 01.10.2019 tarihli ve 1594 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (II) sayılı listenin (B) bölümüne eklenen 32. sıra.
    [6] Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 26.12.2019 tarihli ve 472115 sayılı Özelgesi.
    [7] Y. Burak ASLANPINAR, Hürses, 14.03.2018 (https://www.aslanpinar.com/yayinlarimiz/makaleler-ve-kose-yazilari/arabuluculuk-anlasmasinda-damga-vergisi-avantaji)
    [8] ASLANPINAR, a.g.m.

    Devamını oku
  • Covid 19’un (Koronavirüsün) Hukuki Aşısı Bulundu: Arabuluculuk
    • 29.05.2020
    • Av. Arb. Y. Burak ASLANPINAR

    Covid 19 (Koronavirüs) Salgın Hastalığı, bulaştığı kişilerin bağışıklık sistemi zayıfsa sağlığını bozuyor. Etkili çözüm olarak aşısının laboratuvarda geliştirilmesi bekleniyor.

    Devamını oku
  • Arabulucuya Başvurunun Sürelere Etkisi
    • 29.05.2020
    • Av. Arb. Y. Burak ASLANPINAR

    Covid 19 (Koronavirüs) Salgın Hastalığı, bulaştığı kişilerin bağışıklık sistemi zayıfsa sağlığını bozuyor. Etkili çözüm olarak aşısının laboratuvarda geliştirilmesi bekleniyor.

    Devamını oku
  • Arabuluculuk Sınavına Hazırlanan Adayların En Çok Tereddüt Ettiği Konu ve Sorularla İlgili Bazı Tespitler
    • 22.11.2019
    • Dr. Öğr. Üyesi Sezercan Bektaş

    Çankaya Arabuluculuk Merkezi Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Sezercan Bektaş tarafından, 24 Kasım 2019 tarihinde yapılacak arabuluculuk sınavına yönelik olarak hazırlanmış

    Devamını oku
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Kabul Et