Konusu Bir Miktar Para Olan Alacak ve Tazminat Talepleri Hakkındaki Ticari Davalarda Arabuluculuk Dava Şartıdır

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ

Esas : 2021/1837
Karar : 2022/16
Tarih : 05.01.2022

MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.01.2021 tarih 2020/422 Esas 2021/17 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

Davacı vekili, müvekkil şirketin, borçlu davalı şirketin keşidecisi olduğu,... Bankası İzmir Şubesine ait 7077725 Çek numaralı, 25.10.2018 keşide tarihli, 185.000,00 TL bedelli, lehtarı dava dışı ... Şti olan çeki, lehtar şirketten ciro yolu ile teslim aldığını, çekin müvekkil şirket yetkilisi tarafından yasal süresinde ibraz edildiğini, ancak, çekin karşılıksız çıktığını, alacağın tahsili amaçlı Adana 6. İcra Müdürlüğü 2018/12313 E. sayılı dosyasında,185.000,00 TL bedelli çekin 1.600,00 TL'sinin çek yasal sorumluluk tutarı olarak bankadan tahsil edilmiş olması sebebi ile bakiye kısım olan 183.400,00 TL asıl alacak 783,85 TL işlemiş faiz, 550,20 TL komisyon, 18.340,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplamda 203.074,05 TL takip çıkış miktarlı takibe geçildiğini, akabinde ise davalının İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1100 E. Sayılı dosya ile konkordato talepli dava açtığının haricen öğrenildiğini, dava dosyasına yasal süresi içinde davacı şirket adına asli müdahale talepli dilekçe sunularak alacağın bildirildiğini, konkordato talepli süreçte taraflarınca
konkordato kararına olumlu oy sunulmadığını, ancak İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1100 E. -2020/361 K. Sayılı hükmü ile konkordato kararının tasdikine karar verildiğini, söz konusu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde 28.07.2020 tarihinde ilan edildiğini ve ilan tarihinden itibaren müvekkil alacağının çekişmeli olması sebebi ile İİK Md. 308/b kapsamında davanın açıldığını, davalı borçlunun çek üzerinde yer alan keşide imzasına bir itirazı söz konusu olmamakla kesin alacak hükmünde olduğunu, çeke dayalı müvekkil alacağının çekişmeli alacak olarak kaydedilmesinin mümkün olmayıp çekişmeli alacak statüsünden çıkarılarak konkordato projesine alacak olarak kaydedilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, müvekkil şirketin davalı borçlu ... Şti.'nden konkordato kapsamında bildirilen alacak kadar, mahkeme aksi kanaatte ise çek üzerinde yazılı olan 183.400,00 TL tutarında alacaklı olduğunun tespitine, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1100 E. - 2020/361 K. sayılı dosyası ile tasdik olunan konkordato projesinden
ayrılan ve ... Bankasına müvekkil şirket lehine depo edilen ve edilecek olan miktarların müvekkil şirkete ödenmesine, bu suretle müvekkil şirketin konkordato sürecine dahil edilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili,7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 19/12/2018 tarihli ve 30630 sayılı resmi gazetede yayınlanması ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 5/A maddesini ekleyen 20. maddesinin 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girmesiyle ticaret hukuku alanında da dava şartı arabuluculuk müessesesi benimsendiğini, bu düzenlemeye göre Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, bahse konu dava ise İcra ve İflas Kanunu'nun 308/b maddesindeki ''Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden
itibaren bir ay içinde dava açabilirler." hükmü gereğince davalı şirkete ikame edildiğini, söz konusu alacak davasının çekişmeli yargıya ilişkin genel hükümlere göre açılacak ve taraflarca hazırlanma ilkesi çerçevesinde yürütülüp karara bağlanacağını, davacının talebinin borçlu tarafından itiraza uğramış alacağın tespiti ile bu alacağın konkordato hükümlerine göre tahsili talebini içerdiğini, bu tespit dikkate alındığında, çekişmeli alacaklar hakkında açılan davanın hukuki niteliği itibari ile belirli bir miktar paranın konkordato hükümlerine göre tahsili amacına yönelmiş bir eda davası olduğunu, ancak davacı yanın arabuluculuk yoluna başvurmadan iş bu davayı açtığını, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A ve İcra ve İflas Kanunu'nun 308/b maddeleri gereğince davanın usulen reddi gerektiğini, davalı şirket ticari defter ve kayıtlarında, davacı şirketin dilekçesine dayanak olan hiçbir ticari kaydı bulunmadığını, bununla birlikte davaya konu çekin konkordato müdahilllerinden ... Şti.’ne verilen sipariş avansı çeki olduğunu, avans çeklerinin ciro edildiğini, muaccel hale gelmiş borca karşılık olmayıp, işin yapılması amacıyla avans niteliğinde olduğunu, ... şirketi tarafından işlerin teslim edilmediğini, fatura kesilmediğini, ayrıca dava dışı 3. kişi ... tarafından tefecilik/dolandırıcılık yoluna başvurulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre ; Konkordatodan kaynaklı alacağın tespiti istemi de bir alacak davası niteliğinde bulunduğundan, dava açılmadan önce arabulucuya başvurmanın zorunlu dava şartı olduğu, davanın ticari davalarda zorunlu arabulucuya başvurma dava şartının yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiği gerekçesiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/2 maddesin yollamasıyla 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili, davanın, Ticaret Kanunundan kaynaklanan konusu bir miktar para olan alacak davası olmadığını, çekişmeli alacaklar hakkında açılan davanın Türk Ticaret Kanunu madde 5/A kapsamında arabulucuya başvuru zorunluluğuna tabi olduğunu, davanın konkordato kararının devamı olduğunu, konkordatoya tabi dava ve işlerde de arabuluculuk başvurusunun şart olmadığını, müvekkil şirketten konkordato kapsamında bildirilen alacak 234.045,77 TL kadar Mahkeme aksi kanaatte ise çek üzerinde yazılı olan 183.400,00 TL tutarda alacaklı olduğunun tespitine, davalı borçlu şirketin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/42 E. Sayılı dosya kapsamında konkordato talebinin kabul ve tasdik edilmiş olması ve fakat aynı karar ile müvekkil şirketin alacaklarının çekişmeli alacak olarak kabulü ile bu alacaklara isabet eden payın İİK 308/b maddesine göre açılacak davada verilecek kararı kesinleşmesine kadar borçlu davacı tarafından kayyumun ... bank ... şubesinde açacağı bir hesaba konkordato projesi ve ödeme planındaki
oranlar ve vadeler dikkate alınarak İİK 308/b maddesi uyarınca yatırılmasına karar verilmiş olması, müvekkil alacağının çeke dayalı ve davanın konkordato sürecine dahil bir dava olması, konusu bir miktar para olan bir alacak davası olmaması sebepleri ile dava şartı arabuluculuk yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Dava, İİK 308 / b maddesine dayalı, konkordato tasdik projesine çekişmeli alacak olarak kaydedilen çeke dayalı davacı alacağının, konkordato kapsamında bildirilen alacak kadar, mahkeme aksi kanaatte ise çek üzerinde yazılı olan tutarda alacaklı olduğunun tespitine, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1100 E. - 2020/361 K. sayılı dosyası ile tasdik olunan konkordato projesinden ayrılan ve ... Bankasına davacı şirket lehine depo edilen ve edilecek olan miktarların ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesine eklenen 5/A- 1 maddesinde " Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. " düzenlemesi getirilmiş olup, bu madde hükmüne göre, Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen mutlak ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Ayrıca, her iki tarafın tacir ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğu davalar, nispi ticari dava olup, nispi ticari davalardan kaynaklanan alacak ve tazminat talepleri de, zorunlu arabulucu kapsamındadır. 7155 sayılı
yasanın 18/ A-2 maddesi uyarınca dava şartı olarak ticari davalarda zorunlu arabuluculuk söz konusu olduğunda ve taraflar uyuşmazlık hakkında arabulucuya başvurmadan dava açıldığında , dosya üzerinden dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.

İİK 'nın "Çekişmeli alacaklar hakkında dava " başlıklı 308/b maddesinde " Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir. " düzenlenmiştir.

Somut olayda, davalı hakkında konkordato kararı verildiği, davacı şirketin, davaya konu çeke dayalı alacağının, davalı şirketin itirazı nedeniyle, ,konkordato projesine çekişmeli alacak olarak kaydedildiği, davada, İİK 308 / 1- b maddesi uyarınca, davacı şirketin davalı borçlu ... Şti.'nden konkordato kapsamında bildirilen alacak kadar, mahkeme aksi kanaatte ise çek üzerinde yazılı olan 183.400,00 TL tutarında alacaklı olduğunun tespitine, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1100 E. - 2020/361 K. sayılı dosyası ile tasdik olunan konkordato projesinden ayrılan ve ... Bankasına davacı şirket lehine depo edilen ve edilecek olan miktarların ödenmesine karar verilmesinin istendiği görülmektedir. Davacının talebi sonuç olarak, itiraza uğramış alacağın tespiti ile bu alacağın konkordato hükümlerine göre tahsili talebini içerdiğine göre, eldeki dava tespit davası olmayıp, eda davası niteliğinde mutlak ticari dava olduğundan, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru zorunlu dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.

İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 80,70 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 21,40 TL'nin davacıdan tahsiline,
3-İstinaf başvurusu nedeni ile davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

https://www.cankayaarabuluculuk.com/bilgi-bankasi/kararlar/konusu-bir-miktar-para-olan-alacak-ve-tazminat-talepleri-hakkindaki-ticari-davalarda-arabuluculuk-dava-sartidir-2

DİĞER YAZILAR

  • Arabulucunun arabuluculuk toplantısına yaptığı daveti usulüne uygun yerine getirmemiş olması usulden ret sebebi olamaz
    • 02.12.2022
    • Yargıtay 9.Hukuk Dairesi

    Arabulucunun taraflara ulaşma ve toplantıya davet etme sorumluluğunu usulünce yerine getirmeden arabuluculuk faaliyetini sonlandırması halinde dahi arabuluculuk dava şartı gerçekleşmiş sayılır.

    Devamını oku
  • Kambiyo Senedine Dayalı Açılan Menfi Tespit Davalarında Arabuluculuk Dava Şartı Değildir
    • 24.05.2022
    • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

    Dava, bonoya dayalı menfi tespit talebine ilişkindir. Ancak menfi tespit davaları sonunda verilen hükümler esasa yönelik olarak cebri icraya konu edilip infaz edilememektedir. Bu sebeple ticari davalarda arabuluculuğa başvurma şartı, menfi tespit davalarını kapsamamaktadır.

    Devamını oku
  • Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinden Kaynaklı Alacak Arabuluculuk Son Tutanağı ile Temerrüde Sebep Olur
    • 18.05.2022
    • Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesi

    Somut olayda, sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesinden kaynaklı işçi alacağının mevcut olması sebebiyle iş mahkemeleri açısından dava şartı arabuluculuğa başvurulmuştur.Arabuluculuk ile bir anlaşmaya varılamamış ve uyuşmazlık mahkemeye taşınmıştır.Mahkeme, son tutanak ile işverenin temerrüde düştüğünü kabul ederek borcun ve faizin hesaplanmasını sağlamaktadır.

    Devamını oku
  • Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73/A maddesi ile Getirilen Dava Şartı Arabuluculuk Düzenlemeden Sonraki Uyuşmazlıklar İçin Uygulanır
    • 09.05.2022
    • Yargıtay Üçüncü Hukuk Dairesi

    Somut olayda, tüketici kredisi kullanan alacaklının kartel faizlere karşı açtığı tazminat davasının dava şartı arabuluculuğa tabii olup olmadığu uyuşmazlık konusu olmuştur ancak bu husus ticari bir alacak değildir. Tüketici mahkemesi için arabuluculuk şartının getirilmesinden önce açılan bir dava olduğundan dava şartı arabuluculuğa başvuru zorunlu değildir.

    Devamını oku
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Tamam